Ara 12 2017

'Rüşvet alan elini kolunu sallayarak geziyor'

 

Tanık sıfatıyla İran ile şaibeli ticaret ağı, Türkiye'de verdiğini iddia ettiği rüşvet ve bankalarla girdiği netameli işlere dair günlerdir ifade veren Reza Zarrab'ın durumu ve Türkiye'ye yönelik olası olumsuz etkilerine dair merkez medyada da eleştirel yazılar kaleme alınıyor. 

Bu yazılardan biri de Hürriyet Gazetesi'nden Sedat Ergin'e ait. Yazısında, davanın seyrinden ziyade Türkiye'de siyasal iktidarın rüşvet çarkına nasıl olup da bu denli vize verebildiğini irdeleyen Ergin, İran'ın Türkiye üzerinden sistemi delmesini, "Türkiye'nin kendi çıkarlarını korumada ne kadar beceriksiz olduğu" sözleriyle açıklıyor.

Zarrab vakasının, Türkiye'deki sistemin yolsuzluğa ve istismara ne kadar uygun olduğunu ortaya çıkardığını da aktaran Ergin, rüşvet çarkıyla ilgili ise şu satırları yazıyor:

Başka bir kesitte beliren görüntüde çok daha problemli bir durum var. O da, bir rüşvet çarkının bütün çıplaklığıyla gün ışığına çıkmış olmasına ve bu çarkın bünye içinde yayılma istidadı gösteren çürük bir dokunun varlığını göstermesine karşılık, bu teşhis karşısında sergilenen kayıtsızlıktır.

Her ne kadar ABD'nin ambargo kararının bir buyruk gibi görülemeyeceğini ve Türkiye'nin kendi çıkarlarını gözetmesi gerektiğini hatırlatsa da Ergin, "...ülke çıkarlarının dayatabileceği bir gereklilik, birtakım siyasilerin, kamu görevlilerinin rüşvet çarkı işleterek haksız yoldan zenginleşmeleri, köşeyi dönmeleri için bir fırsat olarak kullanılamaz" diyor.

Tam bu noktada 17-25 Aralık soruşturmasına isim vermeden göndermede bulunan Ergin şu yorumu yapıyor:

Bu bağlamda New York’taki mahkemede ortaya çıkan önemli bir sonuç şudur: Daha önce kâğıt üstünde ve başka delillerle gösterilmiş olan bir rüşvet çarkı, bu kez bizzat sistemi kuran ve işleten kişi olarak Reza Zarrab’ın beyanlarıyla da teyit edilmiştir. Buradaki örtüşme, söz konusu rüşvet çarkını artık hem Türkiye hem de bütün dünyanın gözünde inkâr edilemeyecek bir olgu haline getirmektedir.

Türkiye'nin tüm bu çarkın ifşası karşısında hiçbir şey olmamış gibi yapamayacağının altını çizen Ergin, "Türkiye, rüşvetin kurumsallaşmış olduğu bazı üçüncü dünya ülkeleriyle aynı lige düşürülemez" yorumunu yapıyor.

Toplumun da rüşvet karşısında tepkisizleştiğini ve bunun ciddi bir erozyon anlamına geldiğini aktaran Ergin, "Rüşvet verenlerin, rüşvet alanların ellerini kollarını sallayarak ortalıkta dolaştığına tanıklık etmek, bu ülkenin geleceğinde söz sahibi olacak kuşaklar açısından çok kötü bir emsal yaratacaktır" diyor.