Ara 14 2017

'Zarrab davası Türkiye’de sansürlenince, bilgiye olan açlığı biz giderdik'

Türkiye, 29 Kasım’dan 8 Aralık’a kadar tutuklu bulunduğu ABD’de savcılıkla işbirliğine giderek sanıkken tanık konumuna geçen Reza Zarrab’ın “itiraflarını” dinledi.

Kamuoyunda "Reza Zarrab davası" olarak bilinen ancak Zarrab’ın tanık olmasının ardından resmi adı "ABD, Mehmet Hakan Attila'ya karşı" olan dava, tanık ve avukat ifadeleri ile Manhattan Federal Mahkemesi'nde görülmeye devam ediyor.

Duruşmaları, Türkiye medyasından Ahval editörü İlhan Tanır, CNN Türk muhabiri Cüneyt Özdemir, Hürriyet muhabiri Rıza Canikligil, BBC Türkçe adına da Elif Key takip ediyor.

Türkiye’de iktidara yakın medya Zarrab’ın rüşvet ifşaatlarını görmezden geldi. Merkez medya ise üzerinden geçip fazla derine inmedi denebilir. Televizyon ekranlarında davaya ilişkin sarsıcı ifadeleri görmek neredeyse imkânsızdı.

Ancak, duruşmalardan notları Twitter hesaplarında canlı olarak paylaşan ABD’li muhabirler; Pete Rush, Adam Klasfeld ve Katie Zavadski dikkat çeken gazeteciler oldu bu süreçte.

Twitter’daki Türk takipçilerinde de patlama oldu bu isimlerin haliyle.

Duruşmayı takip eden Courthouse News'in deneyimli adliye muhabiri Adam Klasfeld, bu isimlerden öne çıkanı. Her gün duruşma öncesi “Günaydın” ile başlıyor tweetlerine. Bazı takipçilerinden, "Adın gibi Adam'sın" gibi yanıtları da alıyor.

Bianet’ten Pınar Tarcan’ın sorularını yanıtlayan Klasfeld, kendisine yönelik bu ilgi karşısında şaşırmış durumda.

Broadcast Reel: Adam Klasfeld, Reporter from Adam Klasfeld on Vimeo.

Hiç tahmin edemeyeceği ölçüde beklenmedik bir ilgiyle karşılaştığını söylüyor ama sonrasında durumun biraz da Türkiye’deki medyanın “suskunluğundan” kaynaklandığını öğrendiğini şöyle açıklıyor:

Bu davayla ilgili bilgi akışı konusunda adeta açlık çekiliyordu. Türkiyeli insanlar için bu davanın anlamının büyüklüğünü o zaman fark ettim. Çok az sayıda kanal davayla ilgili sansürsüz haber veriyordu. Biz de yeteneklerimizin ve deneyimimizin elverdiğince okuyucuların bu açlığını gidermek için elimizden geleni yapmaya çalıştık.

Klasfeld, ‘AK Troller’ olarak bilinen AKP propagandası yapan Twitter hesaplarından “tepki” aldığını da söylüyor. Kendisinin CIA tarafından yönlendirildiğini iddia edenler olduğunu belirten Klasfeld, işin absürdlüğünü “CIA'in işkence yöntemleriyle ilgili sayısız makalesi ve haberi olan bir gazeteci için oldukça gülünç” sözleriyle açıklıyor.

Davanın, ABD’de ciddi bir şekilde takip edildiğini vurguluyor Klasfeld. İran'a yönelik yaptırımları delerek milyarlarca dolar para akışını yöneten Zarrab’ın, Başkan Donald Trump'ın eski müttefiklerinden de destek aldığını söylüyor. Bu isimlerden bazıları Rudy Giuliani, Michael Mukasey eski ulusal güvenlik danışmanı Michael Flynn.

Sınır Tanımayan Gazetecilere göre, Türkiye, geçen yıl başarısız bir darbe girişiminin ardından - son basın özgürlüğü endeksinde- 155. sırada yer alıyor. ABD de, Trump sonrasında 43. sıraya geriledi. Paris merkezli grup, Trump'ın haber medyasını "halkın düşmanı" ilan ettiğini de ekliyor. Klasfeld de bu durumu “Bilgi yavaş yavaş damıtılmaya devam ederken, basına düşmanca yaklaşan iki liderin tavrı da utanç verici” diye özetliyor ve ekliyor:

“Neden bir gazeteci olduğuma dair günde binlerce hatırlayıcı etken oluyor.”